31 Mayıs 2016 Salı
aforizma 209
Huzur varılması gereken bir noktadan ziyade acıdan arındırılmış bir
durumdur yani haldir. Huzura ulaşmak isteyen insan huzuru aramak yerine
huzursuzluğu ortadan kaldırmaya çalışmalıdır ki geriye sadece huzur
kalsın. Çayın içine attığımız şekerin aslında çayı tatlandırmak yerine
çayın acısını aldığını biliyor muydunuz? Yani şeker aslında tatlı değil
sadece acıyı bastırıyor ve tadı hissizleştiriyor. Bizler de farkında
olmasak da hayatımız boyunca çayın içindeki şekeri arıyoruz. Yaşam için
üretilen özel bir şeker yok ama bazı insanlar, bazı hayvanlar, bitkiler
ve bazı şeyler hayatlarımıza tıpkı bir şeker gibi giriyor ve hayatın
acılığını bizden alıyorlar. Bu bazen kallavi bir sohbet, bazen
kucağınızda uyuyan bir kedicik, bazen de lezzetli bir yemek olabiliyor.
Hayatınız üç şekerli çay kıvamında geçsin. Şekerleri bulmak da size
düşmüş ;))
30 Mayıs 2016 Pazartesi
Enteresan adammış Montaigne. Hayatının önemli bir bölümünü ölümü
düşünerek geçirmiş. Sonra aniden bir kaza geçirir ve ölümün kıyısına
gelir. O an anlar ki ölüm anı aslında yaşamdaki milyarlarca andan sadece
biridir ve bizler sadece bir an olan ölüm anını düşünerek milyarlarca
anımızı heba ediyoruz. O günden sonra Montaigne ölümü düşünmekten
vazgeçer ve hayatı yaşamaya karar vererek denemeler isimli meşhur
eserini yazar. Kitap öyle bir eserdir ki Montaigne bazen kitabın başında
aktardığı bir bilginin tam tersini ilerleyen bölümlerde de yazmıştır.
Başka bir yazar olsaydı muhtemelen en başa dönüp yanlış yazdığı bölümü
düzeltirdi ama o düzeltmemiş ve olanca yalınlığıyla kitabı yazmaya devam
etmiştir. Aslında Montaigne insanların fikirlerinin de değişebileceğini
ve geçmişe çok da takılmamak gerektiğini bu mesajla aktarıyordu.
Enteresan adammış Montaigne...
26 Mayıs 2016 Perşembe
aforizma 208
Yaşamın anlamını uzaklarda aramayın. O şu anda ve burada... Onu geçmişte
ya da gelecekte bulamazsınız. Uzaklara yerleştirdiğiniz hedeflerinize
ulaştığınızda mutlu olamayacaksınız. Kurduğunuz hayaller sadece şu anda
ve burada onu kurarken sizi mutlu edebilir. O yüzden hayat basit
yaşanmalıdır. Basit olan yanı başımızdadır ama biz hep zor ve karmaşık
olanın peşinden koşarız. Mutluluğun gelecekte bir yerlerde olduğunu
sanırız. Mutluluğu ne kadar uzağa koyarsak o kadar büyük olacağını
düşünürüz. Halbuki yanı başımızda ve küçücüktür. Anın içinde, küçük ama
çok lezzetlidir...
24 Mayıs 2016 Salı
aforizma 207
Yalancılar gerçek aptallardır. Herşeyin yalan olduğu bu dünyada hala kandırmaya çalıştıkları için...
10 Mayıs 2016 Salı
"Sen olayı yanlış anlamışsın dostum. Batının kültürünü reddedip sadece tekniğini alırsam olay hallolur sandın ama o tekniği oluşturan şeyin o kültür olduğunu anlayamadın. Çünkü batı kültürü denildiğinde aklına sadece hristiyanlık ve disko çıkışı sokağa işeyen kızlar geldi. Bugün batı kültürü dediğimiz şey evrensel değerlerdir ve batıda bulunduğu için batı kültürü diyoruz. Bu değerler demokrasi(gerçek demokrasi), adalet, insan hakları, korkmadan sorgulamak ve bilimin en üst otorite olarak görülmesidir. Bu değerler birkaç istisna ülke dışında avrupanın tamamına yayılmış durumda. Batının buluşlarını kullanınca batıyı yakaladığını zannediyorsun.
Halbuki doğru dürüst tek bir icadın bile yok. I phone'u satın alabiliyor
ve kullanabiliyor olman seni çağı yakalamış yapmıyor ama öyle olduğunu
zannediyorsun. Eskiden kapitülasyonlar vardı şimdiyse yüksek teknoloji
var. Arabanı Japonya'dan, Almanya'dan alıp sonrasında 4 yıl boyunca bu
ülkelere taksit ödüyorsun. Yani 4 koca yıl Almanya için çalışıyorsun.
Arabanla gezince özgür olduğunu zannediyorsun halbuki hayatın
ipotek altında. Bu da köleliğin bir başka boyutu. Yine bizden daha
akıllılar! Kendi kısıtlı çevrende ne kadar geliştiğimizle ilgili
hikayeleri dinleyerek ve başkalarına anlatarak kendini gaza
getirebilirsin ama gerçek bu değil. O aletleri kullanabildiğin için öyle
zannediyorsun sadece. Gerçek bu olmamasına rağmen mutlusun. Çünkü
aptalsın. Aptallar teknolojiyi kullanır hatta teknoloji aptalların daha
rahat yaşaması içindir. Akıllılarsa teknolojiyi üretir ve geri kalan
aptallara satar. Teknolojiye ulaşabiliyor olmanın bedeli de köle gibi
çalışarak taksitleri ödemeye çalışmak olur. O yüzden bu çağın adı
aptallık çağı. Özellikle senin için..." Kendime yazdım üzerinize
alınmayın.
9 Mayıs 2016 Pazartesi
aforizma 206
Ne ekersen onu biçersin.
Nefret kötülüğün tohumu,
Sevgiyse yeter aşka...
Ya sen ne ektin yüreğine?
Nefret kötülüğün tohumu,
Sevgiyse yeter aşka...
Ya sen ne ektin yüreğine?
4 Mayıs 2016 Çarşamba
aforizma 204
Herkes "HİÇ" olmanın derdinde. Ericem derken nihilist oluyorsunuz
farkında değilsiniz. Mesele hiç olmak değil "BİR" olduğunun farkına
varabilmek. Kapak fotoğraflarının gazına gelmeyin.
30 Nisan 2016 Cumartesi
27 Nisan 2016 Çarşamba
aforizma 202
Sormak mı zor yoksa cevaplamak mı? Herkes soru soramaz. Soru sormak zor zanaattir. Hele doğru soruyu sormak herkesin harcı değildir. Ama en zoru cevabı bulmaktır. Hayatınla ilgili doğru cevaplara ulaşamıyorsan sorularını gözden geçir. Doğru cevaba ulaşmak istiyorsan soruyu da doğru sormalısın. Diğer taraftan konuşmak ve düşünmek soru soranın özelliğidir. Soran kişi doğru cevabı bulana kadar durmadan sorar ve düşünür. Cevabı bulduğundaysa susar. İşte bu yüzden hakikati arayan kişi çok konuşur. Cevabı bulan kişi ise susar. Ortalık hakikati arayan kişilerle dolu. Ben de bunlardan biriyim. Bulduğum gün susacağım.
25 Nisan 2016 Pazartesi
22 Nisan 2016 Cuma
aforizma 200
Doğru bilgiye ulaşmanın bu kadar zor olduğu günümüzde cehalet öğrenmekle değil sorgulamakla gider.
20 Nisan 2016 Çarşamba
aforizma 199
Tarih boyunca en büyük kahinler kördü, en büyük besteciler sağır, en büyük ressamlar şaşıydı. Başlangıçta problem gibi görünen fiziksel eksiklikler zamanla kişilerin en çok geliştirdikleri yönleri oluyor. Bu bağlamda herhangi bir alanda çok başarılı birini gördüğünüzde bunun hangi eksikliğinin dışa vurumu olduğunu çözmeye çalışırsanız onunla ilgili kendisinin dahi bilmediği bilgilere ulaşırsınız.
19 Nisan 2016 Salı
aforizma 198
Kitap okumak iyi midir gerçekten? O intihar komandosu da bir sürü kitap okumamış mıydı? Bilgiyi sorgulamak ve yönetmek bu yüzden çok önemli. Araştırarak mutlak doğruyu belki bulamayız ama doğruya yaklaşabiliriz. Doğru bilgiye ulaşmalı ve doğru bildiklerimiz için mücadele etmeliyiz. Hayatı aydınlatmak ve ışığı yaymak için...
aforizma 197
Herkesin farklılaşmaya çalıştığı bir dünyada farklılaşmaya çalışmak sıradanlığı tekrar etmektir.
16 Nisan 2016 Cumartesi
aforizma 196
Kelimelerin gücüyle bir yere kadar ilerleyebilirsin. Kelimeler gerçek
bilgiyi tarif edebilen sembollerdir ve ilerlemende yardımcı olurlar.
Gerçek bilgiyi anlamanın yolu ise hissederek idrak etmekten geçer.
Yolculukta ilerlemek için bir yerden sonra kelimelere yani zihnine
tutunmayı bırakmalısın. Ama insanların çoğu ya kelimeleri bırakmazlar ve
çerçevelerden kurtulamazlar ya da zihni baştan beri hiç kullanmayarak
hayata senkronize olamazlar.
14 Nisan 2016 Perşembe
5 Nisan 2016 Salı
aforizma 194
Günümüzde IQ ve EQ'ya artık 'pazarlama zekası' da eklenmeli. Çünkü ne
yaparsanız yapın o şeyi pazarlayamıyorsanız eğer, o şey başkaları için
hiçbir şey ifade etmiyor.
aforizma 194
Einstein'in çok sevdiğim bir sözü var: "Bir şeyi ne kadar iyi bildiğiniz
o şeyi ne kadar basit anlatabildiğinizle ölçülür." der Einstein.
Hayatımızı yaşarken de aynı prensip geçerli olmalı. Ne kadar basit
yaşarsak o kadar mutlu oluruz. Ne kadar karmaşık yaşarsak da o kadar
kafamız karışır ve mutsuzluk da beraberinde gelir. Basit derken
bahsettiğim sıradan olmak değil asla. İkisini birbirine
karıştımamalıyız.Tıpkı bir matematik problemi gibi zordan kolaya,
karmaşıktan basite doğru gitmeliyiz. Hayatta karşılaştığımız problemleri
de ancak böyle çözebiliriz. Halbuki biz hep tam tersini yapıyoruz.
Zorlaştırıyor ve karmaşıklaştırıyoruz. Sonra da mutsuz oluyoruz. Hayatı
basitleştirmek için de zihnimizi eğitmeli, alışkanlıklarımızı
değiştirmeliyiz.
aforizma 193
Ne yöne baktığın kadar nasıl baktığın da önemli. Dünya bahçesinde
yaşıyorsun madem, böceklere değil çiçeklere odaklan. Ne ararsan onu
bulursun. Diken arayana diken, çiçek arayana çiçek... Nasıl bakarsan sen
O'sun. Algın gerçeğindir...
4 Nisan 2016 Pazartesi
aforizma 192
Ne yöne baktığın kadar nasıl baktığın da önemli. Dünya bahçesinde
yaşıyorsun madem, böceklere değil çiçeklere odaklan. Ne ararsan onu
bulursun. Diken arayana diken, çiçek arayana çiçek... Nasıl bakarsan sen
O'sun. Algın gerçeğindir...
26 Mart 2016 Cumartesi
19 Mart 2016 Cumartesi
aforizma 190
İlişkileri bozan önemli bir hata da haklı çıkmaya çalışmak. Onun yerine mutlu olmaya çalışmalıyız...
12 Mart 2016 Cumartesi
aforizma 188
Rehber denildiğinde genellikle rehberin bir insan olduğu düşünülür ama ders almasını bilen için hayatta karşılaşılan her şey rehberdir aslında...
Zorluklar ve engellerse hayatlarımızın büyük rehberleridir. Hayatımızda oldukları için onlara teşekkür edin!
Karşılaştığımız zorluklar sayesinde gelişiyor ve dönüşüyoruz...
aforizma 187
İnsanlar genellikle öğrenmeyi değil öğretilmeyi seviyor. Çünkü öğrenme süreci aynı zamanda acı verici bir süreçtir. Öğrenirken beyinde pek çok nöron çalışır. Ama öğretildiği vakit bu nöronların bir çoğunun çalışmasına gerek kalmaz.
Öğrenen kişi mukayese yoluyla doğru yolu bulmaya çalışırken öğretilen, kendisine hazır olarak verilen kalıbı sorgulamadan kullanır. Öğretenenin otoritesi ve karizması da bu sorgulamayı zorlaştırır!
Eğer konu aydınlanmaksa öğretmenden çok bir rehbere ihtiyaç vardır...
Rehber yol gösterir ve öğrenenin düşünerek kendi yolunu bulması için ona yardımcı olur. Rehber konuyu değil, düşünmeyi öğretir...
aforizma 186
Pek çok kişi, kendisine hakikati öğretmesi için; aydınlanmış insan ya da mürşit arayışında...
Oysa hiç kimse, o kişinin kendisi olabileceğini düşünemiyor. Gelecekte kendisinin de aydınlanmış bir insana dönüşmüş olabileceğini göz ardı ediyor ve yine aydınlanmayı dışarıda arıyor.
Dışarıda aradığın sürece bulamayacağın bir kısır döngü bu! Herşey içeride...
Dışarıda olan bitenler sadece içimizdekinin yansımalarıdır. Bunu anladığımızda aydınlanma da beraberinde gelir ve bu bir yolculuktur. Işığın yolcuğu...
11 Mart 2016 Cuma
aforizma 185
Yaşamak öyle bir hayal ki bazen tatlı bir rüya bazen de bir kabus gibi. Ölüm ise insanın yaşamının sona ermesi değil, gerçekte hiç yaşamamış olduğunu anlamasıdır...
10 Mart 2016 Perşembe
aforizma 184
KAPILAR ve ANAHTARLAR
Bir kapı kapanırken bir başka kapı her zaman açılır. Hangi kapının açılacağını ise hayata karşı duruşumuz belirler. Kapıları anahtarlar açar. Hangi anahtarı elimize aldığımız çok önemli. Hayatın anahtarları düşünme şeklimizde saklı. Yanlış düşünürsen yanlış anahtarı alıyorsun eline ve hayat da seni yanlış kapıya götürüyor. Doğru kapıları açmanın yolu doğru anahtarı aramaktan geçer. Bunun için de doğru düşünmelisin. Her zaman hatanın kimde olduğunu değil, çözümün nerede olduğunu aramalısın. Kim bozdu değil, nasıl düzeltirim, nasıl incinebilirim değil nasıl onarabilirim, neden uğraşayım değil nasıl yapabilirim... İşte bütün mesele bu. Anahtarlar senin zihninde. Hangi anahtarı zihnine alırsan o kapı açılır. Kapılar ve anahtarlar... Seçim sadece sende. Doğru anahtarı seç doğru kapı açılsın. Doğru düşün doğru yaşa...
Bir kapı kapanırken bir başka kapı her zaman açılır. Hangi kapının açılacağını ise hayata karşı duruşumuz belirler. Kapıları anahtarlar açar. Hangi anahtarı elimize aldığımız çok önemli. Hayatın anahtarları düşünme şeklimizde saklı. Yanlış düşünürsen yanlış anahtarı alıyorsun eline ve hayat da seni yanlış kapıya götürüyor. Doğru kapıları açmanın yolu doğru anahtarı aramaktan geçer. Bunun için de doğru düşünmelisin. Her zaman hatanın kimde olduğunu değil, çözümün nerede olduğunu aramalısın. Kim bozdu değil, nasıl düzeltirim, nasıl incinebilirim değil nasıl onarabilirim, neden uğraşayım değil nasıl yapabilirim... İşte bütün mesele bu. Anahtarlar senin zihninde. Hangi anahtarı zihnine alırsan o kapı açılır. Kapılar ve anahtarlar... Seçim sadece sende. Doğru anahtarı seç doğru kapı açılsın. Doğru düşün doğru yaşa...
21 Şubat 2016 Pazar
aforizma 183
Yediğin ne ise sen o'sun, düşündüğün ne ise sen o'sun, gördüğün ne ise
sen o'sun, duyduğun ne ise sen o'sun, kokladığın ne ise sen o'sun. Bu
yüzden yediğin yiyeceklere, baktığın yöne, duyduğun seslere, kokladığın
çiçeklere dikkat et. Başkalarının algılarını yönetmesine izin verme.
Neyi deneyimlemek istiyorsan algılarını o yöne çevir. Ve bilgeliği
deneyimlemek istiyorsan bu bilince sahip olmalısın. Bu bilinç bilgelik
yolunun bilincidir.
aforizma 182
Kaybetmek sizi korkutmasın. Hayatın sürprizlerine açık olun. Her kayıp başka bir kazancın başlangıcıdır.
19 Şubat 2016 Cuma
aforizma 181
Hayatta karşılaştığım engelleri geçerken son bir kaç yıldır uyguladığım
ve ilerlememi hızlandıran çok etkili bir teknik var. Onu sizlerle
paylaşmak istiyorum. Herhangi bir engelle ya da sorunla karşılaştığımda
şöyle düşünüyorum: Mustafa Kemal aynı engelle karşılaşsaydı nasıl
hareket ederdi? Ve sonra tıpkı bir şaman gibi o ruhu bilincimde
hissediyorum ve karar veriyorum. Bu düşünce tarzı engelleri geçmemde
bana çok yardımcı oldu. Size de tavsiye ederim. Ben Mustafa Kemal'i
tercih ediyorum. Sizler de istediğiniz kişiyi monte edebilirsiniz bu
uygulamaya.
aforizma 180
Hayat alışkanlıkların toplamıdır demişti bilge bir kişi. Bütün hayatımız
boyunca pek çok alışkanlık ediniyoruz ve hayat kocaman bir bağımlılık
haline geliyor bizim için. Ölmek ise tüm bağımlılıklardan kurtulmaktır. O
yüzden bu kadar zor geliyor çünkü bırakamıyoruz. Her bağımlılığımızdan
kurtulduğumuzda biraz daha ölüyoruz. Mesela sigara bağımlılığımızdan
kurtulduğumuzda biraz daha ölüyoruz aslında. Şimdi bu yazıdaki 'ölüm'
kelimesinin olduğu yerleri 'özgürlük' kelimesiyle değiştirin. Anlamın
bozulmadığını göreceksiniz...
18 Şubat 2016 Perşembe
aforizma 179
"Düşünüyorum öyleyse varım."
17. yy. Descartes
"Şarjın yoksa sen de yoksun."
21. yy. Cem Özüak :)
17. yy. Descartes
"Şarjın yoksa sen de yoksun."
21. yy. Cem Özüak :)
22 Ocak 2016 Cuma
19 Ocak 2016 Salı
17 Ocak 2016 Pazar
12 Ocak 2016 Salı
aforizma 175
Akıllı bir insanın hayatının güçlüklerle başlaması ileride daha mükemmel olmasına yardımcı olur.
5 Ocak 2016 Salı
aforizma 174
Formal bilgi söz konusu olduğunda pratik, taklit, çok tekrar gibi yöntemleri uygularız. Ancak varoluşsal bilgileri pratikten ziyade hissederek öğreniriz. Öğrenmekten ziyade o bilgi adeta içimize doğar. Pratikte öğrenilen bilgiler de varoluşsal-hissel bilgilerin yeryüzündeki birer gölgesi gibidir. Pratik bilgiyi öğrenen insan NASIL sorusunu sorar. Okuyarak ve araştırarak nasılları öğrenebiliriz. Keşfeden insan ise nasıllarla uğraşmaz NEDEN diye sorar. Ve eğer güçlü bir nedeniniz varsa nasılların bir önemi yoktur.
24 Aralık 2015 Perşembe
aforizma 173
Gerçek bilgi öğrenerek değil keşfederek gelir. Öğrendiğin şey kulaktan dolmadır ve onu bir başkasından öğrenirsin. Diğer kişinin tüm zanları ve kabullenişleri de o bilginin içindedir. Bilgi kuşaktan kuşağa aktarılmış da olabilir ve bu durumda bilgi sandığımız şey sadece kabullenişler yığını olarak karşımıza çıkar. Okullarda da çoğu zaman bu tür bilgiler aktarılır. İnsanlığın kabul ettiği bilgiler, alışkanlıklar... Çoğumuz bu bilgilerle kendi zihnimize sağlam duvarlar öreriz. Halbuki keşfetmek öyle değildir. Çok az insan keşfeder. Keşfettiğin bilgiye uyanırsın, öğrendiğin bilgi ise uyutur. Şu anda bir çoğumuz uyumaya devam ediyoruz. Bilge kişi bilgiyi keşfeden yani bilgiye uyanan kişidir. Öğrenmek zihinle, keşfetmekse kalple olur. Günümüzde ise zihinler açıldıkça kalplerden uzaklaşıyor ve zihnimizin daha çok esiri olmaya devam ediyoruz.
22 Kasım 2015 Pazar
insanlar...
İnsanların kafası çok karışık ve her geçen gün daha da karışıyor. Hangi konuda ne düşüneceğimizi bilemiyoruz. Bunun sebebinin bilgi transferinin son dönemde inanılmaz boyuta gelmesine bağlıyorum. Bundan yüz yıl önce bir insanın tüm hayatı boyunca öğrenebildiği bilgileri bugün bir kaç saat içinde öğrenebiliyoruz. Bu bilgi akışı öyle bir hale geldi ki beynimiz artık gelen bilgileri işleyemiyor ve hangi konuda hangi fikri edineceğimizi bilemiyoruz. Gelen bilgiler hem kirli hem de çok fazla. Ayrıca ortalıkta temiz bilgi yok. İşin kötü tarafı sadece sosyal medya değil, klasik medya, son dönemde yazılan kitaplar ve gazetelerdeki bilgi de güvenilir değil. Bütün bunlar kişide kafa karışıklığı ve huzursuzluk yapıyor. Tavsiyem gereksiz bilgileri çöpe atmanız ve ruhsal dinginliğiniz için iletişim kanallarınızı kısmanız şeklinde olacaktır. Mesela belirli saatlerde facebooka bakılabilir. Onun dışında gelen bilgiyi filtrelemeden kabul etmeyin. Birkaç farklı kaynak tarafından onaylanmasına dikkat edin. Sabahtan akşama kadar aynı kanalı izlemeyin. Ve hiçbir fikre sıkı sıkıya tutunmayın çünkü yarın daha iyisi gelebilir. Her zaman açık fikirli olun. İşin kötü tarafı bu yazıyı açık fikirli olmayanlar da anlayamayacak. Neyse...
aforizma 172
Öğretmen olmak istiyorsan önce öğrenci olmak zorundasın. Ve öğretmeye başladığında asla her şeyi bilen adam olma öğrenen adam ol. Gerçek bir öğretmen öğrenen ve öğrenmeye devam eden kişidir.
aforizma 171
Nefret karanlıktır sevgi ışık. Birini sevdiğinizde o sevgi karanlığı yararak sahibine ışık hızıyla ilerler. Her yanınız ışık olana kadar sevin. İşte o zaman sevginin ta kendisi olursunuz...
12 Kasım 2015 Perşembe
Değer Katmak...
Öğrencilik yıllarım boyunca düğün salonlarında fotoğrafçılık yaparak cep harçlığımı çıkarttım. Şipşakçı diyorlardı bize. 1996- 2001 yılları arasındaydı. Yaptığım iş henüz dijital teknolojiyle tanışmamıştı. Bir çok düğünde bir çok insanla karşılaştım. Boşnak düğünlerinden Kars düğünlerine kadar 72 milletin düğünlerini ve oyun havalarını bilirim. O düğünlerde bugünün parasıyla 1 liraya mal ettiğimiz fotoğrafları 20 liraya satıyorduk. Biraz fazla pahalıydı kabul ediyorum ama bir çok insan itiraz etmeden o fotoğrafları alıyordu. Burada asıl değinmek istediğim şey şu: Düğüne gelen o insanlar o fotoğrafları satın alıyorlardı çünkü buna değeceğini düşünüyorlardı. Bir daha asla yakalayamayacakları anları, kendi düğünlerini resmediyordum çünkü. O zamanlar buna tam bir anlam veremiyordum ama bugün çok iyi biliyorum ki bir şeyin değeri maliyetiyle değil ne kadar değer sunduğuyla ölçülüyor. Yer ve zaman da önemli tabi ki. Altın ne kadar pahalı olursa olsun çölde susuz kalmışsanız altın size hiçbir şey ifade etmeyecektir. Düşük maliyetli olan su ise o anda en değerli şey olacaktır sizin için. Dikkat edin; Size pahalıya mal olan bir şey gerçekte değersiz olabilirken, bazen de yanı başınızda duran bir bilgi ya da nesne sudan ucuza mal ettiğiniz halde çok değerli olabiliyor. Aslında bu değeri yaratan yegane şey nesnenin içine anlam katan insandır. Mesela benim bugün çok da pahalıya mal etmediğim konuşmalarım var. Ama hepsi çok değerli çünkü onlara kattığım anlamla dinleyicilere aslında bir değer sunuyorum. Sizler de ne iş yapıyor olursanız olun, ne kadar basit ya da az maliyetli olursa olsun eğer yaptığınız işe anlam katabiliyorsanız sizin de sunduğunuz şeyler çok değerli olabilir. Başarılı insanların diğerlerinden yegane farkı budur. Onlar kendi yaşamlarına, başkalarının yaşamlarına ve yaptıkları işlere değer katarlar...
8 Kasım 2015 Pazar
7 Kasım 2015 Cumartesi
aforizma 169
Gelişine seveceksin arkadaş. Kaç kaç biteceği belli olmayan bir maç gibi hayat. Bazen vurursun gol olmaz bazen de beklemediğin anda golü yersin. Ne pasın nereden geleceği belli ne de ne zaman gol olacağı. O yüzden sevgi geldiğinde kaçırma kim bilir tekrar ne zaman gelir. Gelişine sev. Belki gol olur...
28 Ekim 2015 Çarşamba
aforizma 168
Sen nasıl ki bilgiyi arıyorsan bilgi de sahibini arıyor. Ve her bilgi sahibini mutlaka bulur. Senin onu arayışın gerçekte bilginin yanı başındaki gölgesinden başka bir şey değil. O istemediği sürece açılmayacak bir kapının önünde gibisinin. Bilgi yanı başında seni çoktan buldu. Sadece senin hazır olmanı bekliyor. Ararken hazırlanıyorsun aslında. Ama o sadece sen hazır olduğunda gelecek. Çünkü bilgiyi hazmedemezsen o bilginin kurbanı olursun...
19 Ekim 2015 Pazartesi
aforizma 167
Görünen köy kılavuz istemez çünkü zaten yakındır. Ama asıl mesele köyün görünmesi değil doğru köy olmasıdır...
aforizma 166
İstediklerimiz olmayınca neden mutlu olamıyoruz? Bazen hiçbir şey planladığımız gibi gitmiyor. Ne yaparsak yapalım hep tam tersi oluyor. Yoksa kendi planlarımızın hiçbir önemi yok mu? Daha büyük bir plan var da bizim mi haberimiz yok? Küçük planlar büyük planla uyduğu müddetçe sorun olmuyor ama uymuyorsa büyük planın dediği oluyor hep. Sen ne planlarsan planla yine herşey olacağına varıyorsa başarılı olmak için büyük planı da dikkate almalıyız. Kulun istediği olmadığında vardır bunda da bir hayır dediğinde hep hayırlısı olmuyor mu? Herşeyin hayırlısı olsun o halde...
aforizma 165
Aşk meşakkatli bir yoldur. Aşka nefs ile ulaşamazsın. Çünkü kainatı kucağına da koysalar nefsin yine de tatmin olmayacaktır. Bu yolda azad olmak istiyorsan, önce teslim olmalısın... Aşk tam ve bütünlük hali ile Hak’kın içinde eriyip yok olmaktır. Aşk gerçek özgürlüktür. Tevekkül ve teslimiyet ise aşka ulaşıp nefsinden özgürleşmende en emin vasıtadır. Babasıyla denize gidip yüzme öğrenmeye çalışan bir çocuk gibisin. Korkma bırak kendini denize. Boğulmaktan korkma. Seni suya atan suyun üstünde tutmayı da bilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)