26 Mart 2016 Cumartesi

aforizma 191

O kadar kitap okudum, hiçbiri hayat kitabı kadar öğretici olamadı.

19 Mart 2016 Cumartesi

aforizma 190

İlişkileri bozan önemli bir hata da haklı çıkmaya çalışmak. Onun yerine mutlu olmaya çalışmalıyız...

12 Mart 2016 Cumartesi

aforizma 189

En büyük özgürlük sahip olmamak...

aforizma 188

Rehber denildiğinde genellikle rehberin bir insan olduğu düşünülür ama ders almasını bilen için hayatta karşılaşılan her şey rehberdir aslında...
Zorluklar ve engellerse hayatlarımızın büyük rehberleridir. Hayatımızda oldukları için onlara teşekkür edin!
Karşılaştığımız zorluklar sayesinde gelişiyor ve dönüşüyoruz...

aforizma 187

İnsanlar genellikle öğrenmeyi değil öğretilmeyi seviyor. Çünkü öğrenme süreci aynı zamanda acı verici bir süreçtir. Öğrenirken beyinde pek çok nöron çalışır. Ama öğretildiği vakit bu nöronların bir çoğunun çalışmasına gerek kalmaz.
Öğrenen kişi mukayese yoluyla doğru yolu bulmaya çalışırken öğretilen, kendisine hazır olarak verilen kalıbı sorgulamadan kullanır. Öğretenenin otoritesi ve karizması da bu sorgulamayı zorlaştırır!
Eğer konu aydınlanmaksa öğretmenden çok bir rehbere ihtiyaç vardır...
Rehber yol gösterir ve öğrenenin düşünerek kendi yolunu bulması için ona yardımcı olur. Rehber konuyu değil, düşünmeyi öğretir...

aforizma 186

Pek çok kişi, kendisine hakikati öğretmesi için; aydınlanmış insan ya da mürşit arayışında... Oysa hiç kimse, o kişinin kendisi olabileceğini düşünemiyor. Gelecekte kendisinin de aydınlanmış bir insana dönüşmüş olabileceğini göz ardı ediyor ve yine aydınlanmayı dışarıda arıyor. Dışarıda aradığın sürece bulamayacağın bir kısır döngü bu! Herşey içeride... Dışarıda olan bitenler sadece içimizdekinin yansımalarıdır. Bunu anladığımızda aydınlanma da beraberinde gelir ve bu bir yolculuktur. Işığın yolcuğu...

11 Mart 2016 Cuma

aforizma 185

Yaşamak öyle bir hayal ki bazen tatlı bir rüya bazen de bir kabus gibi. Ölüm ise insanın yaşamının sona ermesi değil, gerçekte hiç yaşamamış olduğunu anlamasıdır...

10 Mart 2016 Perşembe

aforizma 184

KAPILAR ve ANAHTARLAR
Bir kapı kapanırken bir başka kapı her zaman açılır. Hangi kapının açılacağını ise hayata karşı duruşumuz belirler. Kapıları anahtarlar açar. Hangi anahtarı elimize aldığımız çok önemli. Hayatın anahtarları düşünme şeklimizde saklı. Yanlış düşünürsen yanlış anahtarı alıyorsun eline ve hayat da seni yanlış kapıya götürüyor. Doğru kapıları açmanın yolu doğru anahtarı aramaktan geçer. Bunun için de doğru düşünmelisin. Her zaman hatanın kimde olduğunu değil, çözümün nerede olduğunu aramalısın. Kim bozdu değil, nasıl düzeltirim, nasıl incinebilirim değil nasıl onarabilirim, neden uğraşayım değil nasıl yapabilirim... İşte bütün mesele bu. Anahtarlar senin zihninde. Hangi anahtarı zihnine alırsan o kapı açılır. Kapılar ve anahtarlar... Seçim sadece sende. Doğru anahtarı seç doğru kapı açılsın. Doğru düşün doğru yaşa...

21 Şubat 2016 Pazar

aforizma 183

Yediğin ne ise sen o'sun, düşündüğün ne ise sen o'sun, gördüğün ne ise sen o'sun, duyduğun ne ise sen o'sun, kokladığın ne ise sen o'sun. Bu yüzden yediğin yiyeceklere, baktığın yöne, duyduğun seslere, kokladığın çiçeklere dikkat et. Başkalarının algılarını yönetmesine izin verme. Neyi deneyimlemek istiyorsan algılarını o yöne çevir. Ve bilgeliği deneyimlemek istiyorsan bu bilince sahip olmalısın. Bu bilinç bilgelik yolunun bilincidir.

aforizma 182

Kaybetmek sizi korkutmasın. Hayatın sürprizlerine açık olun. Her kayıp başka bir kazancın başlangıcıdır.

19 Şubat 2016 Cuma

aforizma 181

Hayatta karşılaştığım engelleri geçerken son bir kaç yıldır uyguladığım ve ilerlememi hızlandıran çok etkili bir teknik var. Onu sizlerle paylaşmak istiyorum. Herhangi bir engelle ya da sorunla karşılaştığımda şöyle düşünüyorum: Mustafa Kemal aynı engelle karşılaşsaydı nasıl hareket ederdi? Ve sonra tıpkı bir şaman gibi o ruhu bilincimde hissediyorum ve karar veriyorum. Bu düşünce tarzı engelleri geçmemde bana çok yardımcı oldu. Size de tavsiye ederim. Ben Mustafa Kemal'i tercih ediyorum. Sizler de istediğiniz kişiyi monte edebilirsiniz bu uygulamaya.

aforizma 180

Hayat alışkanlıkların toplamıdır demişti bilge bir kişi. Bütün hayatımız boyunca pek çok alışkanlık ediniyoruz ve hayat kocaman bir bağımlılık haline geliyor bizim için. Ölmek ise tüm bağımlılıklardan kurtulmaktır. O yüzden bu kadar zor geliyor çünkü bırakamıyoruz. Her bağımlılığımızdan kurtulduğumuzda biraz daha ölüyoruz. Mesela sigara bağımlılığımızdan kurtulduğumuzda biraz daha ölüyoruz aslında. Şimdi bu yazıdaki 'ölüm' kelimesinin olduğu yerleri 'özgürlük' kelimesiyle değiştirin. Anlamın bozulmadığını göreceksiniz...

18 Şubat 2016 Perşembe

aforizma 179

"Düşünüyorum öyleyse varım."
17. yy. Descartes
"Şarjın yoksa sen de yoksun."
21. yy. Cem Özüak :)

22 Ocak 2016 Cuma

aforizma 178

Aşk denizinde kaybolan tekrar bulunmak istemez.

19 Ocak 2016 Salı

aforizma 177

Bütün zeki ve başarısız insanların ortak özelliği daldan dala atlamalarıdır.

17 Ocak 2016 Pazar

aforizma 176

Kim olduğunuz ne yaptığınızdan daha önemlidir.

12 Ocak 2016 Salı

aforizma 175

Akıllı bir insanın hayatının güçlüklerle başlaması ileride daha mükemmel olmasına yardımcı olur.

5 Ocak 2016 Salı

aforizma 174

Formal bilgi söz konusu olduğunda pratik, taklit, çok tekrar gibi yöntemleri uygularız. Ancak varoluşsal bilgileri pratikten ziyade hissederek öğreniriz. Öğrenmekten ziyade o bilgi adeta içimize doğar. Pratikte öğrenilen bilgiler de varoluşsal-hissel bilgilerin yeryüzündeki birer gölgesi gibidir. Pratik bilgiyi öğrenen insan NASIL sorusunu sorar. Okuyarak ve araştırarak nasılları öğrenebiliriz. Keşfeden insan ise nasıllarla uğraşmaz NEDEN diye sorar. Ve eğer güçlü bir nedeniniz varsa nasılların bir önemi yoktur.

24 Aralık 2015 Perşembe

aforizma 173

Gerçek bilgi öğrenerek değil keşfederek gelir. Öğrendiğin şey kulaktan dolmadır ve onu bir başkasından öğrenirsin. Diğer kişinin tüm zanları ve kabullenişleri de o bilginin içindedir. Bilgi kuşaktan kuşağa aktarılmış da olabilir ve bu durumda bilgi sandığımız şey sadece kabullenişler yığını olarak karşımıza çıkar. Okullarda da çoğu zaman bu tür bilgiler aktarılır. İnsanlığın kabul ettiği bilgiler, alışkanlıklar... Çoğumuz bu bilgilerle kendi zihnimize sağlam duvarlar öreriz. Halbuki keşfetmek öyle değildir. Çok az insan keşfeder. Keşfettiğin bilgiye uyanırsın, öğrendiğin bilgi ise uyutur. Şu anda bir çoğumuz uyumaya devam ediyoruz. Bilge kişi bilgiyi keşfeden yani bilgiye uyanan kişidir. Öğrenmek zihinle, keşfetmekse kalple olur. Günümüzde ise zihinler açıldıkça kalplerden uzaklaşıyor ve zihnimizin daha çok esiri olmaya devam ediyoruz.

22 Kasım 2015 Pazar

insanlar...

İnsanların kafası çok karışık ve her geçen gün daha da karışıyor. Hangi konuda ne düşüneceğimizi bilemiyoruz. Bunun sebebinin bilgi transferinin son dönemde inanılmaz boyuta gelmesine bağlıyorum. Bundan yüz yıl önce bir insanın tüm hayatı boyunca öğrenebildiği bilgileri bugün bir kaç saat içinde öğrenebiliyoruz. Bu bilgi akışı öyle bir hale geldi ki beynimiz artık gelen bilgileri işleyemiyor ve hangi konuda hangi fikri edineceğimizi bilemiyoruz. Gelen bilgiler hem kirli hem de çok fazla. Ayrıca ortalıkta temiz bilgi yok. İşin kötü tarafı sadece sosyal medya değil, klasik medya, son dönemde yazılan kitaplar ve gazetelerdeki bilgi de güvenilir değil. Bütün bunlar kişide kafa karışıklığı ve huzursuzluk yapıyor. Tavsiyem gereksiz bilgileri çöpe atmanız ve ruhsal dinginliğiniz için iletişim kanallarınızı kısmanız şeklinde olacaktır. Mesela belirli saatlerde facebooka bakılabilir. Onun dışında gelen bilgiyi filtrelemeden kabul etmeyin. Birkaç farklı kaynak tarafından onaylanmasına dikkat edin. Sabahtan akşama kadar aynı kanalı izlemeyin. Ve hiçbir fikre sıkı sıkıya tutunmayın çünkü yarın daha iyisi gelebilir. Her zaman açık fikirli olun. İşin kötü tarafı bu yazıyı açık fikirli olmayanlar da anlayamayacak. Neyse... 

aforizma 172

Öğretmen olmak istiyorsan önce öğrenci olmak zorundasın. Ve öğretmeye başladığında asla her şeyi bilen adam olma öğrenen adam ol. Gerçek bir öğretmen öğrenen ve öğrenmeye devam eden kişidir.

aforizma 171

Nefret karanlıktır sevgi ışık. Birini sevdiğinizde o sevgi karanlığı yararak sahibine ışık hızıyla ilerler. Her yanınız ışık olana kadar sevin. İşte o zaman sevginin ta kendisi olursunuz...

12 Kasım 2015 Perşembe

Değer Katmak...

Öğrencilik yıllarım boyunca düğün salonlarında fotoğrafçılık yaparak cep harçlığımı çıkarttım. Şipşakçı diyorlardı bize. 1996- 2001 yılları arasındaydı. Yaptığım iş henüz dijital teknolojiyle tanışmamıştı. Bir çok düğünde bir çok insanla karşılaştım. Boşnak düğünlerinden Kars düğünlerine kadar 72 milletin düğünlerini ve oyun havalarını bilirim. O düğünlerde bugünün parasıyla 1 liraya mal ettiğimiz fotoğrafları 20 liraya satıyorduk. Biraz fazla pahalıydı kabul ediyorum ama bir çok insan itiraz etmeden o fotoğrafları alıyordu. Burada asıl değinmek istediğim şey şu: Düğüne gelen o insanlar o fotoğrafları satın alıyorlardı çünkü buna değeceğini düşünüyorlardı. Bir daha asla yakalayamayacakları anları, kendi düğünlerini resmediyordum çünkü. O zamanlar buna tam bir anlam veremiyordum ama bugün çok iyi biliyorum ki bir şeyin değeri maliyetiyle değil ne kadar değer sunduğuyla ölçülüyor. Yer ve zaman da önemli tabi ki. Altın ne kadar pahalı olursa olsun çölde susuz kalmışsanız altın size hiçbir şey ifade etmeyecektir. Düşük maliyetli olan su ise o anda en değerli şey olacaktır sizin için. Dikkat edin; Size pahalıya mal olan bir şey gerçekte değersiz olabilirken, bazen de yanı başınızda duran bir bilgi ya da nesne sudan ucuza mal ettiğiniz halde çok değerli olabiliyor. Aslında bu değeri yaratan yegane şey nesnenin içine anlam katan insandır. Mesela benim bugün çok da pahalıya mal etmediğim konuşmalarım var. Ama hepsi çok değerli çünkü onlara kattığım anlamla dinleyicilere aslında bir değer sunuyorum. Sizler de ne iş yapıyor olursanız olun, ne kadar basit ya da az maliyetli olursa olsun eğer yaptığınız işe anlam katabiliyorsanız sizin de sunduğunuz şeyler çok değerli olabilir. Başarılı insanların diğerlerinden yegane farkı budur. Onlar kendi yaşamlarına, başkalarının yaşamlarına ve yaptıkları işlere değer katarlar...

8 Kasım 2015 Pazar

aforizma 170

Aşk andadır...

7 Kasım 2015 Cumartesi

aforizma 169

Gelişine seveceksin arkadaş. Kaç kaç biteceği belli olmayan bir maç gibi hayat. Bazen vurursun gol olmaz bazen de beklemediğin anda golü yersin. Ne pasın nereden geleceği belli ne de ne zaman gol olacağı. O yüzden sevgi geldiğinde kaçırma kim bilir tekrar ne zaman gelir. Gelişine sev. Belki gol olur...

28 Ekim 2015 Çarşamba

aforizma 168

Sen nasıl ki bilgiyi arıyorsan bilgi de sahibini arıyor. Ve her bilgi sahibini mutlaka bulur. Senin onu arayışın gerçekte bilginin yanı başındaki gölgesinden başka bir şey değil. O istemediği sürece açılmayacak bir kapının önünde gibisinin. Bilgi yanı başında seni çoktan buldu. Sadece senin hazır olmanı bekliyor. Ararken hazırlanıyorsun aslında. Ama o sadece sen hazır olduğunda gelecek. Çünkü bilgiyi hazmedemezsen o bilginin kurbanı olursun...

19 Ekim 2015 Pazartesi

aforizma 167

Görünen köy kılavuz istemez çünkü zaten yakındır. Ama asıl mesele köyün görünmesi değil doğru köy olmasıdır...

aforizma 166

İstediklerimiz olmayınca neden mutlu olamıyoruz? Bazen hiçbir şey planladığımız gibi gitmiyor. Ne yaparsak yapalım hep tam tersi oluyor. Yoksa kendi planlarımızın hiçbir önemi yok mu? Daha büyük bir plan var da bizim mi haberimiz yok? Küçük planlar büyük planla uyduğu müddetçe sorun olmuyor ama uymuyorsa büyük planın dediği oluyor hep. Sen ne planlarsan planla yine herşey olacağına varıyorsa başarılı olmak için büyük planı da dikkate almalıyız. Kulun istediği olmadığında vardır bunda da bir hayır dediğinde hep hayırlısı olmuyor mu? Herşeyin hayırlısı olsun o halde...

aforizma 165

Aşk meşakkatli bir yoldur. Aşka nefs ile ulaşamazsın. Çünkü kainatı kucağına da koysalar nefsin yine de tatmin olmayacaktır. Bu yolda azad olmak istiyorsan, önce teslim olmalısın... Aşk tam ve bütünlük hali ile Hak’kın içinde eriyip yok olmaktır. Aşk gerçek özgürlüktür. Tevekkül ve teslimiyet ise aşka ulaşıp nefsinden özgürleşmende en emin vasıtadır. Babasıyla denize gidip yüzme öğrenmeye çalışan bir çocuk gibisin. Korkma bırak kendini denize. Boğulmaktan korkma. Seni suya atan suyun üstünde tutmayı da bilir.

1 Ekim 2015 Perşembe

aforizma 164

Hayat organize olmuş bir hayaldir.

28 Eylül 2015 Pazartesi

aforizma 163

Aslında gerçek şu ki; kral çıplaktan ziyade, ortalıkta bir kral bile yok!

23 Eylül 2015 Çarşamba

aforizma 162

Ve bir gün evreni dahi yok edebilecek, doğadaki en tehlikeli şey gerçekleşti... Avcılık güdüsü zekayla birleşti: İNSAN

22 Mart 2015 Pazar

aforizma 161

Dünya için en büyük problem insanın kendisiyken insanlardan bu problemi çözmelerini bekleyemezsiniz.Çünkü bir problem kendisini çözemez.

5 Mart 2015 Perşembe

aforizma 160

Sorunu görememek, çözümü görememekten daha büyük bir sorundur.

26 Şubat 2015 Perşembe

aforizma 159

Ne için öldüğün kadar ne için yaşadığın da önemli.

10 Şubat 2015 Salı

aforizma 158

Evrendeki herşey gibi sen de mükemmelsin... Evet sensin o, sana söylüyorum :)

29 Aralık 2014 Pazartesi

aforizma 157

Hiç risk almadan yaşamaya çalışmak büyük bir risk.

1 Aralık 2014 Pazartesi

aforizma 156

Çabanız ne kadar az olursa yukarıdan o kadar çok tokat yersiniz.

aforizma 155

Spiritüalizm, insanın doğasından uzaklaştıkça içinde duyduğu özünü bulma arayışıdır. Son zamanlarda daha çok insanın spiritüel konulara ilgi duymasının sebebi de budur. Uzaklaştığımız hakikate yaklaşma isteği duyan insanın  yolculuğudur spiritüalizm. Modern insanın bedensel zevklere bu kadar bağlanmışken ruhuna yeniden yaklaşma çabasıdır.

aforizma 154

Yaşam herkese rol biçilmiş evrensel bir sahne mi yoksa azıcık zekiysek hatalarımızdan ders aldığımız bir okul mu? O sahnede kararlar alıyoruz ve çoğu zaman da bundan pişman oluyoruz. Peki bu gerçekse yaşam bunun neresinde? Her halükarda yaşamın kendisi harika bir düşünce...

aforizma 153

Durumunuzun iyi veya kötü olması farketmez, mutlaka değişecektir.

aforizma 152

Kişi düşüncelerinin olduğu yerdedir...

20 Kasım 2014 Perşembe

aforizma 151

maneviyat kişinin söylenene inanması değil, yaradanı keşfetmesidir...

19 Kasım 2014 Çarşamba

Allah Korkusu

Çoğu insan gerçekte Allah'tan değil cehennemde yanmaktan korkuyor. Gerçek Allah korkusu Allah'ın cezalarından değil Allah'a uzak kalmaktan korkmak demektir. Allah korkusu sandığımız korkuların bir çoğu aslında onunla değil bizimle ilgilidir... İnsan gerçek manada Allah'a yaklaştığında ise korkunun yerini sevgi alır ve başka hiçbir şeyin önemi kalmaz. O' ndan uzak kaldığımızda ise tekrar korku başlar. Yaradan bizden kendisini tanımamızı istiyor ve bu ancak ona yaklaşarak olur. O'ndan gerçek manada korkmayı öğrendiğimizde yani onu tanıdığımızda ancak gerçek mümin ve insan oluruz. Peki nasıl O'na yaklaşabiliriz? Hepimiz O'nun bu dünyadaki birer yansımasıyız. Korkunun tersi huzurdur. O'na ne kadar yaklaşırsak o kadar huzur içinde oluruz. Allah'la bir olmak demek onun sıfatlarını bu dünyada yaşamak demektir. Yaradana yaklaşmak isteyenler bugün en az bir tane karşılıksız iyilik yapmayı deneyebilirler mesela. Ama bu iyilik gerçekten karşılıksız olacak ve hatta o kişi iyilik yaptığınızı bile bilmeyecek. Bu iyiliğin (Berr- iyilik yapan sıfatı) yeryüzünde bizim aracılığımızla vücud bulması sayesinde ruhumuzda yeni ufuklar açılmasını umuyorum...

9 Kasım 2014 Pazar

aforizma 150

Günümüzde insan ömrü ikiye ayrılır. İlk yarı ev almak için para biriktirmekle geçer. İkinci yarı da alınan evin borcunu ödemekle...

aforizma 149

En güçlü hafıza aşkın hafızasıdır...

aforizma 148

dualitenin romantik halidir aşk...

aforizma 147

Karanlıkla savaşmaya çalışırken çoğu zaman kendimizin de karardığının farkına varamıyoruz. Dışarıdaki karanlıkla savaşmak yerine önce kendi içimizi aydınlatmalıyız. Işığın olduğu yerde karanlık barınamaz. Kendisini aydınlatan insan etrafa da ışık saçmaya başlar. Bir süre sonra etrafınızı ateş böcekleri saracak. Ateş böcekleri ışığa hasret insanlardır ve böylece onlar da sizin sayenizde aydınlanacaktır...

aforizma 146

Başıma icat çıkarma sözüyle büyütülen insanların yaşadığı bir ülkede bu kadar az icat bulunmasına şaşırmamak lazım.

aforizma 145

Herkes aynı şeyi düşünüyorsa dikkat edin! Hiçkimse doğru düşünmüyor olabilir...